Küçük Hayaller Dükkanı

YazarÇizer

'Gerçekten de 'Hayaller İçinde Yaşamıyor muyuz Dünyada'

Klavyenizin yön tuşlarını kullanabilirsiniz.!



Erkekler neden terk eder,madem terk etti neden geri döner ?

7 Nisan 2012 — , ,

Bu postta diğer tüm kadınların yaptığı gibi erkekleri anlama çabasına girmeyeceğim. Sadece zihnimde birkaç soru var. Bunlara cevap bulma derdine düştüm bu gece. Üstelik öylesine keyifliydim ki,size bol  fotoğraflı bir post hazırlama çabasındaydım bir İstanbul gecesinde… Size aşkın güzelliklerinden biraz da evliliğin zorluklarından bahsedecektim yenice yaptığım gözlemlerle. Konum yine aşk; ama ne yazık ki bu sefer güzelliği değilde hüznü hakim olacak yazıma…

Aşk… Ne de güzel bir kelime. Gerçek aşkı yaşamamış biri olarak bunu size tanımlamam çok zor. Ama zaten hepiniz az  yada çok bişeyler biliyorsunuz ona dair. Benim bildiğim tek şey acısını iliklerine kadar hissettirinceye  kadar mükemmel bir duygu olduğu. İnsanları bu noktada ikiye ayırırım ben. O acıyı hissetmemek uğruna bu tattan uzak duranlar ve bu tatlı şeyin  tadını aldıktan sonra acı çekmek pahasına dahi yeniden aşık olmayı dileyenler… “Yanlış tarafta olan hangisi? ” bunu tartışmayacağım. Aşkın bu kadar yoğun, lezzetli  bir tadı varken neden zamanla tadının ekşidiğini,yenmez hale geldiğini tartışmak istiyorum.

Evlenilecek düzeyde yaşanan güzel bir ilişki … Taraflardan birinin, bir zamanlar sevdiği insandan vazgeçmesiyle başlar ayrılık süreci, arkasında bırakanın ne hale düşeceğini düşünmeden bencilce terk eder. Geride kalan için hayat yaşanmaz hale gelmiştir o an itibariyle. Çünkü hiç tahmin etmediği bi zamanda bırakıp gitmiştir sevdiği. Acıtan da budur zaten kendisini bir başına bırakıp giden canından çok sevdiğidir. Peki nasıl devam eder hayatı ? Ağlaya, sızlaya… Ne kadar sevsenizde yarasını kapatamaz, acısını hafifletemezsiniz. Gerçekten de söylenen doğrudur aşk acısını hafifleten tek şey zamandır.

Erkeğin terk etmesi, basitçe açıklamak gerekirse, sıkıldığındandır. Bu yoğun aşktan sıkılmıştır. Milyonlarca insan kendisine böylesine aşık olabilecek birini ararken, o bulmuştur ve sıkılmıştır. Ne garip… Diğer bir sebepse erkeklerin tek eşli olmakta çektikleri sıkıntıdan kaynaklanır. Asla elindekiyle yetinmez, yetinemez. Birisiyle birlikteyken ne kadar severse sevsin gözü hala onun olmayandadır, hatta bazıları var ki beraber olduğu kızın yanında ayartmaya çalışır diğer  kızı!!!  Bağlanmaktan korkmak da bir diğer sebeptir. Bağlanmaktan korkarlar çünkü eğer bağlanırlarsa karşıdakinin bırakıp gitmesi an meselesidir. Bu yüzden bağlanmaz, bağlarlar.Bir de ilişkideyken kendilerini özgür hissetmez erkekler, her istediklerini yaptıkları halde nedense boğazlarına tasma geçirilmiş gibi hissederler, bu durum da onlara dışarda ilişkilerine zarar verecek ne kadar hata varsa herşeyi yapma hakkı verir (onlarca tabi). Sebepler çok daha uzatılabilir ama bu yazı için bu kadarı yeter.

 Neyse bir şekilde 2 yıl geçer, kız tam da unutmuştur. O ve çevresindekiler çok da iyi bilir o noktaya nasıl gelindiğini. Herkes sindirmiştir terkedene olan öfkesini, o kız bile. Tam 2 yıl sonra çocuk herşeyi affettirmek, vicdanını rahatlatmak için geri döner bin bir bahaneyle. Çocuğun bu sefer elinde muhteşem bir silah vardır, karşısındakini söylediği anda etkisiz hale getirebilecek bir silah  “evlilik vaadleri”. Kızla bir kez olsun görüşmek ister. Bilir ki tek bir konuşma geçmişte ona deli gibi aşık olan kızın kendini affetmesi için yeterlidir. Haklıdır da, çünkü kızı tam da kendisine olan  aşkının zirvesinde terketmiştir. Çocuğun düşündüğü gibi gelişir herşey. Kız bir kez daha deneme hakkı verir çünkü çocuk değiştiğini ve evlenmek istediğini söyler inatla. Hatta olayı abartıp nişanlanalım der. Kızsa çok haklı olarak bu ciddiyetten etkilenir ve o bir zamanlar aşık olduğu erkeğin kaderi olması dileğiyle bir şans daha verir. Ve yeniden bir süreç başlar. 2 ay geçmeden kız yeniden bitmek üzere olan bir ilişkide bulur kendini. Sebepler yine aynıdır. Çocuk yine aynı bahanelerle karşısında yapamadığını anlatma çabasındadır. Dediği ise “sevmeye çalıştım ama olmadı” yada “onca zaman sonra değişirsin sanmıştım ama değişmemişsin, üzgünüm bizim seninle karakterlerimiz uymuyor” . Ve ilişki sonsuza dek biter…

Sonuç ; çocuk egosunu bir kez daha tatmin etmiştir, kızsa gururunun hiçe sayıldığını düşünerek kendini kahretmektedir.

Tüm bunları size neden anlattım diye soruyor olabilirsiniz. Çok sevdiğim bir insanın hayatında dün gerçekleşti bu olay. Bu yazıyı onu gerçek anlamıyla anlamak,hissedebilmek ayrıca bu tarz karaktersiz insanlara karşı sizin bilincinizde farkındalık oluşturmak için yazdım. Severken bile  iki kez düşünülmesi gereken bir dünyada yaşıyormuşuz. Bunu biz çok geç öğrendik ama sizin için henüz erken olabilir. Önleminizi  şimdiden alın…

Ve canım arkadaşım sana olan notuma gelirsek, inanıyorum ki bunu ilkine göre çok daha kolay atlatacaksın. Ben ve sevdiklerin hep yanında olacağız. SENİ SEVİYORUZ …

NOT: Yazının içinde erkekler olarak referans edilen kelime, tüm erkekleri değil sadece hikayede geçen erkek karakterine sahip erkekleri kapsamaktadır.

 

hayallerimizi yorumunla süsle

Yorum yazmak için bu alanı kullanabilirsiniz.

yorumlarınız

Sanırım böyle yaşanmış hikayeleri kulağımıza küpe olsun diye bol bol okumalıyız.Bence biz kızlar çok çabuk kanıyoruz.İkİ güzel söz bizi baştan çıkartmaya yetiyor.Ben hayatımda şunu gördüm ikinci bir şans verdiğimiz zaman geçmişte yaşadıklarımızı tekrar yaşıyacağımızdan emin olmalıyız.ÇÜnkü biz değişmiyorsak karşımızdaki hiç değişmiyor.Bu hikayedeki güzel kalpli arkadaşı tanımıyorum ama Hilal’inde dediği gibi eminim bu sefer acımıycak.Bildiğin bir gerçeği tekrar öğrenmiş oldun.Karşındaki insan asla sana layık olmamış.İki yıl boyunca hayatına başka kız alamadığı için derdine yansın.

aynur

7 Nisan 2012

ikinci bir şansı herkes hak eder bence.. ama kalp kırıklığı keşkelere değil de niçinleredir… niçin kalpte beslenen güzel hislere bu kadar eziyettir canı acıtan…

tub

7 Nisan 2012

Ne kadar da güzel ifade etmişsin…Bazen içimdeki duygularımı kaleme dökerken anlatmak istediğim bu muydu diye düşünürsün..Dönüp tekrar okursun ve görürsün ki hiç planlamadığın bir şekilde yazıvermişsin cümlelerini işte bu yazıda bana içimde düşündüğüm ama yazarken anlatmayı beceremediğim duyguları gösterdi,ellerine sağlık…Böyle erkeklere gelince kendilerini dünyanın merkezi zannederler adeta birlikte olduğu insanları ise haşaa müritleri..Bir türlü o kuş beyinleri anlamaz bunu sanırlar ki her istediklerinde kul olacak temiz duygularla seven biri beni ilelebet bekliyor vee bekliycekte..Oysa unuttukları tek bir şey vardır bir kadının sabrının tükendiği noktada ki gururu, işte onu yıkabilen biri daha tanımıyorum…

özNur

8 Nisan 2012

Aşık Veysel’e sormuşlar: “Sizce aşk nedir?” Aşık Veysel gülümsemiş ve şöyle demiş; ”Seversin, kavuşamazsın, aşk olur…”

Onun neyini sevdiğini bilmezsin. “Çünkü, çünkü, çünkü…” diye düşünürsün, aklına binlerce şey gelir, ama yine de bomboşsundur. Ve o kadar dolusundur ki onunla, konuşamazsın. Sözcüklere hapsedersen hakaret edecek gibi hissedersin içinde yanan, dolup taşan şeye. Ve her zaman mutlu etmez bu içindeki seni. Louis Aragon demiş ya, “Mutlu aşk yoktur” diye.

İranlı bir şair diyor ki:
“AŞK’a uçarsan kanatların yanar”

Bu söze cevaben Mevlana Hazretleri diyor ki:
“AŞK’a uçmazsan kanat neye yarar.”

Mevlana dahi çelişki içinde kaldığını şu sözleriyle belirtmiştir : “ Kalp midir insana sev diyen? Yoksa yalnızlık mıdır körükleyen? Sahi sevmek nedir? Bir muma ateş olmak mıdır? Yoksa yanan ateşe dokunmak mı ?”

Sahi Aşk Neydi ?

Okan

9 Nisan 2012

merhaba bloğun çok güzel ayrıca cesaretin içinde tebrik ederim seni.Bende sana kısa bir hikaye anlatayım delinin birine sormuşlar aşk nedir diye oda demiş ki ben niye böyle oldum :) bu zaman aşkları kıyaslarsak eğer insanlarda kadın olsun erkek olsun doyumsuzluk var.Ellerinde ki ile yetinemiyorlar.Herkesin herşeyi var ama insanlar ”mutsuz malesef” yetmiyor yetinemiyoruz.Akıl denilen bu bela herşeyimizin önüne geçiyor.Öyle bir zaman dilimi ki bütün insani duygularımız kasım rüzgarları gibi silip süpürüyor.Ne sevmeyi biliyoruz nede sevilmeyi.

samba_zero

21 Nisan 2012

yazınız o kadar güzel ki,,ben de terk edildim. en son gördügümde sevişe sevişe terk etti beni.benden yana hiç bir sıkıntısı yok hiç kavgamız yok ama olmuyor diyerek terk etti ama ben anlamamıştım. ve hemen bir kızla çıktı ben iananamadım. gördüm onları.9 ay yas tuttum dönecek diye birde baktımm ooo çoktan hayatını kurmuş ben ise hala aşk acısı çekiyorum.anlam veremiyorum beni terk edişine.

berraknisu

11 Ocak 2013

Kendini anlat dediler.Seni anlattım…Hayallerinden bahset dediler..Senden bahsettim.Ne düşünüyorsun dediler.Aklımın her köşesinde ‘O’ var dedim.Bir saniyem sensiz geçmedi…Sen çok uzaksın.Başka hayatta ve bir başkasıyla.Ben kimim bilmiyorsun.Varlığımı tanımıyorsun.Oysa ben her anımı seninle yaşıyorum.Seninle nefes alıyor,seninle can buluyorum.Çok uzakta olman bir şeyi değiştirmiyor.Sen her an benimle nefes alıyorsun.Git sevgilim.Görme,bilme!Bir gün hayallerimden çıksan bile hep aynı yerde yaşayacaksın.Farketmesen bile ben hep ‘SEVEN’ olacağım.Bir gün farklı bir hayat yaşasam bile ‘SENİNLE’ olacağım.Sen ne kadar uzakta olsanda hep benimle geleceksin.Belki bir gün sen de hatırlayacaksın.Belki bir ‘ÖZLEM’ duyacaksın.Fakat şunu bil sevgilim : işte o zaman erişemeyeceğin kadar uzağında olacağım.Çünkü o zaman ‘HAYALLERİMDEN’ vazgeçmiş olacağım.

elif altuğ

20 Mart 2013

Aynı şey iki gün önce başıma geldi onca zaman sonra görüşmek istediğini çok özlediğini söyledi biliyorum hala seviyorum onu ama kendime dur demeye çalışıyorum korkuyorum

Rabia

8 Haziran 2013

Evett tamda bu bunu yasadım bende . hersey çok guzeldı ewlencektık bızde ama o skıldı benden bıraktı gttı benı .. gttı ıyıkı gttı dyemıyorm ama gttı .. ewlencektık oysakı .. Neyse ama ALLAHım buyuk gıden gerı doner … O yuzden allah buyukk dyorum ya yasattıklarını n aynısnı yasarlar ınsallah…

Deniz

8 Ağustos 2013

yeterki donsun. Gerisini o zaman dusunurum ;(

side

21 Ağustos 2013

Çok acı…Arkadaş aradan geçen 2 yıla kadar seviyormuş belli ki yoksa kimse yeniden göze almaz aynı ihtimali. şimdi bir yıldan fazla geçmiş üzerinden umarım artık daha güçlü ve daha mutludur.

mry

23 Eylül 2013

Agladim benim de derdim boyle ne olur bana da bise yaz akil ver.

inci

15 Aralık 2013